Trafikte en büyük sorun yoğunluk değil, yol değil, araç sayısı hiç değil. Sorun net: fırsatını bulanın başkasının hakkına saniyesinde girmesi.
Trafik sıkışık, herkes sırayla ilerliyor. Ama birileri çıkıyor; emniyet şeridinden, en sağdan ya da aralardan kaynak yaparak öne fırlıyor. O an sadece bir araç ilerlemiyor, aslında onlarca insanın hakkı gasp ediliyor.
Günlük hayatta hak, hukuk, saygı ve değerler konusunda en önde konuşan bir toplumuz. Ama direksiyon başına geçince tablo tersine dönüyor. Sıraya girmeyi kendine yediremeyen, birkaç saniye için risk alan ve başkasının hakkını hiçe sayan bir sürücü profili ortaya çıkıyor.
“Bir kereden bir şey olmaz” mantığı yüzünden trafik daha da kilitleniyor, kaza riski artıyor ve kurallara uyan insanlar enayi yerine konuluyor. En büyük problem de bu zaten: kurala uyan kaybediyor, ihlal eden kazanıyor algısı.
Artık açık konuşmak gerekiyor. Trafikte kaynak yapmak kurnazlık değil, doğrudan hak gaspıdır.
Bu iş uyarıyla, ayıpla, bakışla çözülecek noktayı geçti. Caydırıcı cezalar şart. Kamera ile tespit edilen ihlallerde yüksek para cezaları, tekrarında ciddi yaptırımlar uygulanmalı. Gerekirse ehliyet sistemi bile bu davranışa karşı daha sert hale getirilmeli.
Çünkü bu sadece trafik meselesi değil. Bu, toplumun birbirine olan saygısının testi.
Bugün trafikte kazanılan o birkaç saniye, aslında kaybedilen düzenin özeti.

