Porsche, küresel otomotiv pazarındaki rekabet stratejisini köklü bir değişikliğe giderek yeniden tanımlıyor. Marka, artık daha fazla araç satmaya odaklanmak yerine, daha az sayıda ancak daha yüksek kar marjına sahip özel modellere yönelerek finansal verimliliğini artırmayı hedefliyor.
Bu yeni iş modelinin merkezinde "kişiselleştirme" ve "lüks deneyim" kavramları yer alıyor. Porsche, seri üretim adetlerini kısıtlı tutarak marka prestijini ve ürünlerin ikinci el değerini korumayı amaçlıyor. Özellikle sınırlı üretim (limited edition) modeller ve Sonderwunsch (özel istek) programı aracılığıyla müşterilere sunulan yüksek fiyatlı kişiselleştirme seçenekleri, markanın birim başına elde ettiği kârı önemli ölçüde yukarı çekiyor.
Porsche yönetimi, bu stratejiyle elektrikli dönüşüm sürecinin getirdiği yüksek Ar-Ge maliyetlerini, yüksek fiyatlı ve yüksek kârlı modellerle dengelemeyi planlıyor. Şirket, pazardaki hacim yarışından ziyade, "yüksek kârlı lüks" segmentindeki pazar payını konsolide etmeye odaklanıyor. Bu durum, yakın gelecekte Porsche showroomlarında daha az standart model, buna karşın daha fazla özel tasarım ve özel seri otomobil göreceğimiz anlamına geliyor.
