Ferrari’nin tasarım dillerine hükmeden o klasik İtalyan kibrinin, Jony Ive’ın soğuk ve minimalist Apple estetiğiyle çarpıştığı o kritik an, bir koleksiyoncunun sızdıran e-postasıyla su yüzüne çıktı. Ferrari merkezinin "Seçkin Müşteri" statüsündeki bir koleksiyoncuya gönderdiği, adeta bir mücevher edasıyla pazarlanan "Luce" satış daveti, alıcısında beklenen o heyecanı yaratmak bir yana, adeta bir infial uyandırdı.
Şirket, bu sert tepkileri "yeni nesil stratejik bir adaptasyon" diyerek geçiştirmeye çalışsa da, sızan bu yazışmalar markanın kalbindeki gelenekselcilerle, modernleşmeyi zorunluluk olarak gören yönetim arasındaki derin uçurumu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Luce, Ferrari tarihinin sadece elektrikli bir dönüm noktası değil, aynı zamanda markanın kendi mirasıyla girdiği büyük bir varoluşsal hesaplaşma olarak kayıtlara geçiyor.
