Hepimizin hayatında takıntıları vardır. Kimimiz pul biriktirir, kimimiz eski gazoz kapaklarını... Ama bir Amerikalı koleksiyoncu çıtayı öyle bir yere koydu ki, "abi bu biraz fazla değil mi?" demeden edemiyoruz. Karşınızda dünyanın en pahalı "böcek koleksiyonu"nun son parçası: Bugatti Mistral "Fly Bug"!
Bugatti'nin Sur Mesure (yani "ne istersen yaparız ama böbreğini alırız") departmanı, sadık bir müşterisi için dörtlü serinin finalini yaptı. Bu beyefendi daha önce:
Veyron L’Or Blanc tabanlı Hellbug (Uğur Böceği kırması),
Chiron Hellbee (Cehennem Arısı),
Divo Lady Bug (Hanımefendi Uğur Böceği)
modellerini garajına dizmişti. Şimdi ise seriyi yusufçuk kuşundan (dragonfly) esinlenen Mistral Fly Bug ile tamamladı. Evet, yanlış duymadınız; adamın garajı National Geographic belgeseli gibi ama her belgesel karesi birkaç milyon dolar değerinde!
Rengi Bile "Trip" Atıyor: Dragonfly Blue
Bu arabanın rengiyle bakışmak biraz tehlikeli; zira "Dragonfly Blue" adı verilen bu özel boya, ışığa göre turkuazdan derin maviye dönüyor. Tıpkı bir yusufçuğun kanatları gibi... Bugatti mühendisleri, bu yanar döner efekti yakalamak için aylarını harcamış. Arabaya sağdan bakınca deniz, soldan bakınca okyanus, cüzdandan bakınca ise "kara delik" görüyorsunuz.
Detaylarda Boğulmak (Lüks İçinde)
Macaron Sürprizi: Bugatti'nin o meşhur "Macaron" amblemi ilk kez boyalı bir grafiğin içine entegre edilmiş. Mühendisler bunun için "en zorlayıcı işlerden biriydi" diyor. (Muhtemelen bizim usta boyacı Hayrettin Abi "iki fıs fıs yapardık" derdi ama neyse...)
İç Mekan Sanatı: Alcantara üzerine bindirilmiş katmanlı deri döşemeler, kapı panellerinden kolçaklara kadar uzanan 3D efektli geometrik desenler... İçerisi o kadar şık ki, içine ayakkabıyla binmek suç sayılmalı.
Dans Eden Fil: Vites seçicisinde Rembrandt Bugatti'nin ünlü "Dans Eden Fil" figürü var. Yusufçuk temalı arabada fil figürü? Neden olmasın, para senin kural senin!
Kaputun Altında Hala O "Canavar" Var
Tasarım ne kadar zarif olursa olsun, bu bir Bugatti. Arkada hala o efsanevi 8.0 litrelik dört turbolu W16 motor hırıldıyor. 1600 beygir güçle bu "Sinek", dünyanın en hızlı açık tavanlı otomobili olma unvanını (282 mph / 453 km/s) gururla taşıyor. Yani bu sinek, sizi ısırmaz; sizi doğrudan bir sonraki şehre ışınlar!
Sonuç: En Şık "Haşere"
Peki, bir insan neden dört tane böcek temalı Bugatti ister? Çünkü yapabiliyor! 99 adetle sınırlı Mistral üretiminin en özel parçalarından biri olan "Fly Bug", otomobil dünyasının aslında ne kadar çılgın ve kişisel bir yer olabileceğini kanıtlıyor.
Bizim için "arabanın içine sinek girdi" bir problemdir; bu koleksiyoncu için ise "garajına yeni bir sinek girmesi" yaklaşık 30-40 milyon dolarlık bir mutluluk sebebi.
Siz ne dersiniz? Sizin de milyon dolarlarınız olsa favori böceğiniz hangisi olurdu? (Hamamböceği diyenleri yorumlardan sessizce uzaklaştırıyoruz...)






