Gece araba kullanıyorsun, karşıdan biri geliyor… ve BAM.
Sanki uzunlar açık. Ama değil. Adam normal farla geziyor, senin retina tost oldu.
Yalnız değilsin. Yapılan araştırmalara göre sürücülerin büyük çoğunluğu artık gece farlarından ciddi şekilde rahatsız. Eskiden uzun yakan 1-2 kişi vardı, şimdi herkes uzun yakıyormuş gibi hissettiriyor.
Peki ne değişti?
Öncelikle LED farlar. Yeni nesil araçlarda kullanılan LED farlar daha güçlü, daha beyaz ve daha “keskin”. Eskiden sarı sarı yanan farlar vardı, gözünü okşuyordu. Şimdi ameliyat lambası gibi. Özellikle karşıdan gelince direkt gözün içine giriyor.
Bir de SUV meselesi var. Araçlar büyüdü, yükseldi. Sen alçak bir arabadasın, karşıdan gelen SUV’un farı tam göz hizanda. Adamın kısa farı sana uzun gibi geliyor. Adam suçsuz, sistem suçlu.
Bir diğer olay da ayarsız farlar. Far ayarı yapılmamış araç sayısı düşündüğünden fazla. Özellikle sonradan takılan LED ampuller işi iyice bozuyor. Kısa far diye geziyor ama aslında mahalleyi aydınlatıyor.
Bu işin sonucu ne?
Göz kamaşıyor.
Görüş düşüyor.
Refleks süresi uzuyor.
Yani olay sadece “rahatsız oldum” değil, direkt güvenlik meselesi.
Peki ne yapacaksın? Çünkü karşıdakini değiştiremiyorsun.
Önce şunu yapma: direkt fara bakma. İçgüdüsel olarak bakıyorsun ama en büyük hata bu. Gözünü hafif sağa, yol çizgisine kaydır. Hem şeritte kalırsın hem gözün kurtulur.
Dikiz aynası ayarı da önemli. Arkadan gelen farlar da ayrı bela. Gece modu varsa kullan, yoksa hafif aşağı kır. Arkadan gelenin farı gözünü delmesin.
Cam temizliği küçümseniyor ama kritik. Kirli cam ışığı dağıtıyor ve parlamayı artırıyor. Temiz cam = daha net görüş.
Bir de şu meşhur sarı ton gözlükler var. Herkes dalga geçiyor ama işe yaradığı durumlar var. Özellikle uzun yolda fark ediliyor.
Kısacası sorun büyüyor çünkü teknoloji değişiyor ama sürüş alışkanlıkları aynı kalıyor. Eskinin farına göre sürüş refleksiyle yeni nesil ışıkla baş etmeye çalışıyoruz.


Yorumlar
Yorum ve fikirleriniz bizim için değerli. Siz de düşüncenizi aşağıya yazın.