Trafik Cezaları Uçtu, Mantık Yerde Kaldı: Kurallara Uyan mı Bedel Ödüyor?

Son dönemde açıklanan trafik cezaları gerçekten dudak uçuklatıyor. Artış oranlarına bakınca “nihayet caydırıcılık geliyor” diyorsun ama uygulamaya gelince işler biraz karışıyor. Kağıt üstünde her şey doğru, sahada ise kurallara uymaya çalışan sürücüye ekstra yük bindiren bir tablo oluşuyor.


Evet, cezaların artması gerekiyor. Kırmızı ışıkta geçen, makas atan, alkollü direksiyon başına geçen adamın canını yakmadan bu iş çözülmez. Ama iş dönüp dolaşıp “herkesi aynı torbaya atalım” noktasına gelince sıkıntı başlıyor.



Mesela telefon konusu… “Sürüş sırasında telefon kullanma” cezası sonuna kadar haklı. Ama diğer yandan navigasyon kullanmak için telefonu sabitlemek bile gri alan. Ön cama koysan ayrı dert, torpidoya bıraksan ayrı dert. Günümüzde herkes bir yere giderken harita açıyor, bu bir lüks değil ihtiyaç. Ama uygulama öyle bir noktaya geliyor ki, sanki telefonu tamamen yok saymamız bekleniyor.



App plaka mevzusu da aynı şekilde. Görüntü kirliliği, standart dışı kullanım vs tamam ama bu iş öyle bir genişletildi ki, düzgün kullananla abartan arasında fark kalmadı. Bir kesim resmen “ceza yazılacak alan” gibi görülüyor.

Asıl mesele şu: Trafikte gerçekten tehlike yaratanlarla, kurallara uymaya çalışan ama sistemin içinde sıkışan sürücüler ayrıştırılmalı. Bugün yolda herkes görüyor; sinyalsiz dönen, emniyet şeridini babasının yolu gibi kullanan, makas atan araçlar hâlâ cirit atıyor. Ama denetim çoğu zaman en kolay hedefe yöneliyor.

Cezalar caydırıcı olsun, eyvallah. Ama adil olsun. Yoksa ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Sorumsuz sürücüler yine yoluna devam ederken, kurallara uymaya çalışan insanlar cezalarla terbiye edilmeye çalışılıyor.

Trafikte düzen istiyorsak önce doğru hedefe odaklanmak lazım. Yoksa bu iş, kurallara uyanı da soğutur, uymayanı da durduramaz.

Yorum Gönder

Daha yeniDaha eski

Yasal Sayfalar

🎉 İyi Bayramlar
Arabacılar’dan keyifli sürüşler