Arabacıların Garajı – İlk Arabalar, İlk Dersler

 Arabacılık biraz da yaşanarak öğrenilen bir iş. Kitaptan, videodan olmuyor; direksiyon başına geçmeden, usta kapısında beklemeden, trafikte sinirlenmeden tam anlamıyla “anlamış” sayılmıyorsun. Benim hikâye de klasik ama öğretici.

İlk arabam: Hyundai i20 Jump – 2012

İlk arabam 2012 model Hyundai i20 Jump, 1.4 CRDi dizel, manuel vitesti.
O zamanlar işler bugünkü kadar zor değildi. 27.000 TL kredi çekip almıştım. Gençlik, heyecan, tecrübesizlik… Galeriden aldım, biraz da “olsun artık” psikolojisiyle.

Araba ilk bakışta fena durmuyordu. Kilometresi düşüktü ama sonradan fark ettim ki bu km’ye çok da güvenmemek lazımmış. Araçla fazla oynanmış olduğu belliydi. En büyük problem baskı-balata tarafındaydı.

Debriyaj takıla takıla çalışıyordu, araba kalkışlarda zıplıyordu. Ne kadar hassas kalkmaya çalışırsan çalış, olmuyordu. Özellikle İstanbul trafiğinde resmen adamı yoran bir arabaydı.
Yakıtı ekonomikti, hakkını yemem; ama sürüş keyfi? Sıfıra yakın.

Bu arabayla 6 ay zor dayandım.


Aynı araba, bu sefer doğru yerden: i20 – 2013



Sonra dedim ki: “Aynı arabanın temizini bulayım.”
Biraz daha kredi çekip 35.000 TL’ye, 2013 model i20 aldım. Bu sefer galeriden değil, biniciden.

Aracı satan kişi pimpirikli bir otel müdürüydü. Arabayı öyle bir anlattı ki, içimden pazarlık bile yapmak gelmedi. Zaten kendisi de fiyatla oynamadı.
36.500’den 35.000 TL’ye el sıkıştık.

İşte olay burada değişti.

Bu arabayı tam 7 yıl kullandım.
7 yıl boyunca:

  • Bakımlar düzenli yapıldı

  • İstanbul içi yakıt tüketimi 4,5 litreyi geçmedi

  • Ne üzülttü, ne yolda bıraktı


Usta gerçeği ve kronik arıza

Satmaya yakın, son 1 yıl kala dinamo arızası verdi.
Birkaç ustaya gittim, klasik senaryo:

  • “Zincir değişmesi lazım”

  • “Motor inecek”

  • “Büyük iş bu”

Yani herkes bir yerinden koparmaya çalışıyor.

Sonunda işini bilen bir ustaya denk geldim.
Dinamo değişti, araba yine yoluna devam etti.

Ama sonradan öğrendim ki olay krank sensörü kaynaklı kronik bir arızaymış.
Motor arıza lambası yaktı, ama araba yürüyordu. Ben de durumu anlayınca, 2 yıl daha bu şekilde kullandım.

Her ustaya kulak asmadım. Çünkü her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Zamanla bunun kronik bir mesele olduğunu anlıyorsun zaten.


Satış ve vicdan meselesi

Arabayı satarken alan kişiye her şeyi açık açık anlattım.
O da az çok durumu biliyormuş, sorun etmedi.

Ama dürüst olayım:
Ben olsam almazdım.
Ne olursa olsun, motorla ilgili bir uyarı varsa, insanın kafası rahat etmiyor.

Bu iş biraz da güven ve kafa yapısı.
Her şey kağıt üzerinde düzgün olabilir ama iç rahatlığı parayla olmuyor.


Kısa ders

  • Aynı araba, yanlış yerden alınca çile

  • Doğru kişiden alınca yıllarca sorunsuz

  • Usta seçimi, araba seçiminden bazen daha önemli

  • “Kronik arıza” lafını hafife almamak lazım

Devamı gelecek… Garaj dolu 😄

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski
Arabacılar Logo
Arabacılar
Otomobil Tutkunlarına Özel

Kategoriler

Popüler konuları keşfedin

🚗 Haberler Son otomobil gelişmeleri 🧰 Garaj Usta & sanayi hikayeleri 🛞 Modifiye Parça & öneriler 🔍 İnceleme Sürüş ve karşılaştırma